Eklenti Başlığı

Eklenti Başlığı

Eklenti Başlığı

İzmir Çeşme ve Sebilleri,İzmir Su Fabrikası,İzmir Bedestenleri

İzmir Çeşme ve Sebilleri


İzmir’de çok sayıda çeşme ve sebil yaptırılmış ise de bunlardan çok azı günümüze gelebilmiştir. Kurtuluş Savaşı sonrasında bu çeşmelerin bir kısmı yanmış ve yıkılmıştır. Günümüze gelen çeşme ve sebillerin en önemlileri arasında XVIII. yüzyıla tarihlendirilen Mirkelamoğlu Hanı Çeşmesi, h.1184 (1770–1771) tarihli Sinanzade Sebili (Kemeraltı Sebili) ve XIX. yüzyılın sonlarına ait Salepçioğlu Çeşmesi bulunmaktadır.

Mirkelamoğlu Hanı Çeşmesi (Merkez)

İzmir Kemeraltı’nda 914. Sokak’taki Mirkelamoğlu Hanı’nın avluya bakan kuzey cephesinde bulunan bu çeşme, İzmir Vakıflar Müdürlüğü vakfiye defterlerinden öğrenildiğine göre Müderris Mirkelamoğlu Mehmet Efendi tarafından 1784 yılında yaptırılmıştır.

XVIII. yüzyıl batılılaşma dönemi üslubunda olan bu çeşme dikdörtgen planlı olup, ayna taşı sitilize edilmiş kabartma çiçek motifleri ile bezenmiştir.


Saat Kulesi Çeşmesi (Merkez)

İzmir Konak Meydanı’ndaki Saat Kulesi ve sebilleri Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılında eski sadrazamlardan ve İzmir Valisi Kıbrıslı Kamil Paşa tarafından h.1307 (1901) tarihinde Saat Kulesi ile birlikte yaptırılmıştır.

Saat Kulesi’nin beyaz mermerden kaidesinin üzerine oturduğu dört basamaklı platform üzerindeki kulenin sekizgen kaidesinin dar kenarlarında dörder küçük sütun üzerine sebiller oturtulmuştur. Bu sebiller at nalı kemerli olup, baldaken biçimindedir ve üçer çeşmesi ile kurnası, ortasında da fıskiyeleri bulunmaktadır. Bu fıskiyelerden iki tanesi günümüze gelememiştir. Baldakenlerin üzeri kubbelerle örtülmüştür. Sebiller arasında kalan dört cepheye de at nalı şeklinde kemerler ve demir şebekeli açıklıklar bırakılmıştır. Ayrıca tümünün üzerini bir saçak örtmüştür.


Çakaloğlu Hanı Çeşmesi (Merkez)

İzmir Halimağa Çarşısı’nda (Kasap Hızır Mahallesi), 895 ve 861. sokaklar arasında bulunan Çakaloğlu Hanı’nın bitişiğinde, girişin doğu ve batısında yer alan çeşme ve sebil kitabesinden öğrenildiğine göre h.1220 (1805–1806) tarihlerinde Hacı Ahmet tarafından yaptırılmıştır.

Bozkurt Ersoy’a göre kitabenin mealen anlamı şöyledir:

“Ne güzel, büyük hayırlar, yeni görünümlü güzel su. Bu temiz ve seçkin yer Gaffarzade kulun yaptırdığı yerdir. Saf altından basılmış para bu yere harcanmak için gönül hazinesinden verildi. Yüce camiler içinde bu hayır ilk oldu. Bu yerde susuzluğu gidermek için su hiç yoktu. Mısır şehrine benzeyen cana sanki Nil Nehrini akıttı. Min Nebiyyu’illah sözü ile sebep olup, cihanın rızkını veren Tanrı lütfu ile karşılık versin. Ey hafız, tarihini aşkla söyle vaktidir: Besmele ile suyunu içip Hacı Ahmet’e övgüde bulun.”

Mermer kitabe sülüs yazı ile on kartuş içerisine alınmıştır.

Çeşme beyaz mermerden iki cepheli olup, iki yüzü sıvanmıştır. Cepheleri ince bir işçilik göstermekte olup, bezemelidir. Çeşmenin üzeri panolarla kaplı olup, bu panolar üzerinde XIX. yüzyılın bezemeleri, cami motifleri, yuvarlak madalyon içerisinde yazı ve motiflere, perdelere ve vazodan çıkmış bitkisel motiflere rastlanmaktadır. Üzeri çatı ile kaplı olan çeşmenin çevresini bir korniş çevirmektedir. Bu kornişin köşelerine de boş yer kalmamacasına kıvrık dallar vazodan çıkan çiçekler ile doldurulmuştur.

Çeşmenin bir yüzü son derece zengin bezemeli olmasına rağmen diğer yüzü düzdür.


Kültürpark Çeşmesi (Merkez)

İzmir Basmane semtinde, 1967 İzmir Enternasyonal Fuarı için Mimar Bedri Kökten tarafından yaptırılmış olan bu çeşme İstanbul Tophane Nusretiye Cami çeşmesinin üslubuna benzer şekilde yaptırılmıştır.

Ampir üsluptaki bu çeşme birkaç basamak üzerindeki platformda, dikdörtgen şekilde birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanmış dört sütun ve bunun üzerini örten geniş bir saçaktan meydana gelmiştir. Mermerden yapılmış olan çeşme sütunçeler, kum saatleri ve silmelerle bezenmiştir. Ayrıca İstanbul Yıldız Çini Fabrikalarının üretimi olan, 1968 yılı yapımı panolarla kaplanmıştır. Çeşmenin sütun araları şebekelerle doldurulmuş, her köşesine de birer musluk ve mermer yalak taşları oturtulmuştur.


Dönertaş Sebili (Merkez)

İzmir Anafartalar Caddesi ile 945.Sokak’ın kesiştiği köşede bulunan bu çeşme ve sebil Osmanzade Seyit İbrahim Rahmi Efendi tarafından 1814 yılında yaptırılmıştır. İzmir’in en bakımlı çeşmelerinden olan bu çeşmenin köşesindeki sütunun dönmesinden ötürü de Dönertaş olarak isimlendirilmiştir.

Çeşme ve sebil dikdörtgen planlı olup, kesme taştan yapılmış, üzeri kubbe ve alaturka kiremitle örtülmüştür. Sebile 945.Sokak’taki bir kapıdan girilmekte ve her iki yönde de birer sebil penceresi bulunmaktadır. Sebilin iki penceresi arasında, köşesinde bezemeli başlıklar ve yuvarlak bir mermer sütun bulunmaktadır. Tümüyle mermer kaplı olan cephe bitkisel motiflerle, yazı frizleri ile boş yer kalmamacasına bezenmiştir.


Karaosmanoğlu Sebili (Bergama)

İzmir ili Bergama ilçesinde, Yeni Cami’nin karşısında bulunan bu çeşme kitabesinden öğrenildiğine göre Karaosmanoğlu Hacı Ömer Ağa tarafından h.1229 (1814) yılında yaptırılmıştır.

Üç cepheli olan sebilin cephesi mermerle kaplanmış olup, her cephede yuvarlak kemerli pencereler bulunmaktadır. Üzeri çatı ile örtülü olan sebilin cephesi silmelerle üç bölüme ayrılmıştır. Çeşmenin üzerinde dokuz kartuş içerisinde sülüs yazılı kitabesi bulunmaktadır.


Çizmeci Esnafı Çeşmesi (Bergama)

İzmir ili, Bergama ilçesinde, ayakkabıcılar ve çizmeciler esnafının bulunduğu arasta içerisinde bulunan bu çeşmenin kitabesinden h. 1255 (1849) yılında yaptırıldığı öğrenilmektedir.

Meydan ortasında dikdörtgen beyaz mermerden yapılmış olan çeşme değişik zamanlarda onarılmış ve özelliğini tümüyle yitirmiştir.


Kasapoğlu Çeşmesi (Bergama)

İzmir ili Bergama ilçesi Kireççiler Sokağı’nda bulunan bu çeşmenin h.1322 (1904) ve h.1324 (1906) tarihli iki kitabesi bulunmaktadır.

Kesme taştan, dikdörtgen planlı olan çeşmenin cephe görünümü iki devşirme sütunun geniş bir kemerle birbirine bağlanması ile elde edilmiştir. Bunun içerisine Roma dönemine ait girlantlı bir lahit yerleştirilmiş, üzerindeki silmeden sonra da yuvarlak kemerler içerisine iki ayrı kitabe yapılmıştır.


Su Fabrikası Yanındaki Şadırvan (Konak)

İzmir ili Konak ilçesi Halkapınar Mahallesi’nde bulunan su fabrikası İzmir’e 1895 yılında Halkapınar içe suyunun getirilmesi nedeni ile yaptırılmıştır. Su fabrikasının önünde XIX. yüzyıl üslubunda bir şadırvan-çeşme yaptırılmıştır. Çeşme XIX. yüzyıl özelliklerini yansıtmasına rağmen yer yer XVI.-XVII. Yüzyıl form ve bezemelerine de yer verilmiştir.

Beyaz mermerden yapılan birkaç basamakla çıkılan, platform üzerindeki şadırvan sekizgen plan tipindedir. Beyaz mermerden mukarnas başlıklı yedi sütun yuvarlak kemerlerle birbirlerine bağlanmıştır. Kemerlerin üzerindeki alanlar boş yer kalmamacasına oldukça zengin sitilize bitkisel motiflerle doldurulmuştur. Bunun üzerini oldukça geniş bir saçaklık örtmüştür. Şadırvanın ortasında sekiz cepheli, üzeri konik külahla örtülü su haznesi bulunmaktadır.




Çelebizade Çeşmesi (Menemen)

İzmir ili Menemen ilçesi Tülbentli Mahallesi’nde bulunan Çınarlı Cami avlusunun güneybatı köşesinde bulunan bu çeşmenin üzerindeki iki kitabeden Çelebizade El Haç Mehmet Ağa tarafından h.1275 (1858–1859) yılında yaptırıldığı öğrenilmektedir. Çeşmenin güney tarafındaki diğer kitabede de Çelebizade El Haç Mehmet Ağa’nın camiyi yaptırdığı yazılıdır. Bu kitabelere dayanılarak cami ile çeşmenin aynı kişi tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Çeşme kesme taştan iki cepheli olarak yaptırılmıştır. Ayna taşı yuvarlak kemer içerisine alınmış önüne de yalak taşı yerleştirilmiştir. Çeşme günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir.


Şadırvan (Urla)

İzmir ili Urla ilçesi Yenice Mahallesi, Kapan Sokak’ta bulunan Hacı Turan (Kapan) Camisi’nin önündeki meydanda bulunan bu şadırvan Ahmet Bey isimli bir kişi tarafından 1818 yılında yaptırılmıştır.

Cami avlusunda bulunan bu şadırvan, caminin avlusu önünde açılan yol ve meydandan ötürü yıkılmış ve şadırvan yolun kenarında kalmıştır. XIX. yüzyıl üslubundaki şadırvan sekiz sütunu birbirine bağlayan kemerler Bursa kemerlerine benzemektedir. Şadırvanın üzeri ahşap bir çatı ile örtülüdür. Şadırvanın ahşap tavanının içerisinde XIX. yüzyıl sivil mimarisinde sık sık rastlanan resimlere yer verilmiştir. Burada XIX. yüzyıl Urla’sına ait çeşitli görünümler bulunmaktadır. 




Ahmet Ağa Çeşmesi (Urla)

İzmir ili Urla ilçesinde bulunan bu çeşmenin 1645–1646 yılında Ahmet Ağa isimli bir kişi tarafından yaptırıldığı kaynaklardan öğrenilmektedir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında, 1923’te Urla Belediyesi bu çeşmeyi Kurtuluş Savaşı nedeni ile İstiklal Abidesi’ne dönüştürmüş, bu arda yapılan ilavelerle de orijinalliğinden uzaklaşmıştır. Günümüzde Mermerli Çeşme olarak tanınmaktadır.

Meydan ortasında bulunan çeşme, mermer sütunlarla çerçeve içerisine alınmıştır. Bunun arkasında beyaz mermerden dört köşe kaidenin çevresine çeşmeler yerleştirilmiştir. Bunun üzerindeki silmeli bir çıkıntının üzerine de yuvarlak bir sütun yerleştirilmiştir. Böylece çeşme daha çok bir anıt görünümünü almıştır. 


Traian Çeşmesi (Selçuk)

İzmir ili Selçuk ilçesi, Ephesos antik kentinde Kuretler Caddesi’nin kuzeyinde, Skolastikia Hamamı’nın sonundaki yan sokak içerisinde bulunan bu çeşme kazılar sırasında ele geçen bir kitabeye göre MS.102–114 yıllarında yapılmış ve İmparator Traianus’a (MS.98–117) adanmıştır.

Çeşme 5.20x11.90 m. ölçüsünde olup, ortasında bir havuz ve üç tarafında iki katlı sütunlardan oluşan bir cephe mimarisine sahiptir. Mermerden yapılmış çeşmenin sütunları arasında içlerine heykellerin konulduğu büyük nişler vardı. Bunlardan ortadaki nişin içerisinde İmparator Traianus’un heykeli bulunuyordu. Bu heykel çeşmenin iki katı yüksekliğinde idi. Günümüzde bu heykelin kaidesi ile ayağının bir parçası yerinde durmaktadır. Havuzun suyu imparator heykelinin altındaki geniş bir kanaldan akıyordu. Kitabesi ise çeşmenin yanındaki büyük bir kornişin üzerindedir.

Çeşme ele geçen kalıntılarına dayanılarak, genel yapısı hakkında da bir fikir vermek üzere küçülterek onarılmıştır. Kazı çalışmaları sırasında burada bulunan heykeller günümüzde Efes Müzesi’ndedir. Çeşmenin korniş taşları, korinth üslubunda başlıkları olan sütunları ve üçgen alınlığının rekonstrüksiyonu küçük ölçüde yapılmıştır.


Nympheium (Büyük Çeşme) (Selçuk)

İzmir ili Selçuk ilçesi, Ephesos antik kentinde, Agoranın güneyindeki caddenin kenarında bulunan nympheium MS. 4–14 yıllarında yapılmıştır. Çeşmenin kitabesinden öğrenildiğine göre anıtsal nitelikteki bu çeşme C. Ofillius Proculos adlı biri tarafından Augustus Dönemi’nde yaptırılmıştır. Daha sonra çeşitli dönemlerde değişikliğe uğramış ve son şeklini MS. IV. Yüzyılda almıştır. Çeşmenin suyu Marnas Suyu olarak tanınmakta olup, Selçuk-Aydın yolunun 6. km.sinde izleri görülen Sekstilius Pollio kemerinden getirilmiştir.

Beyaz mermerden olan çeşmenin cephesi başta imparator olmak üzere çeşitli Efesli kişilerin heykelleri ile bezenmişti. Bu çeşmenin alınlığında Polyphemos Grubu’na ait heykeller bulunuyordu.


Pollio Çeşmesi (Selçuk)

İzmir ili Selçuk ilçesi antik Ephesos kentinde, Domitianus Meydanı’nın doğusunda, Agoranın batı kenarına bitişik olarak yapılmış olan bu çeşme kitabesinden öğrenildiğine göre, MS. 97 yılında C.Sektilius Pollio tarafından yaptırılmıştır.

Çeşme mermerden geniş yüksek bir kemeri ve bunun üzerinde de üçgen biçiminde alınlığı olan bir cephe görünümüne sahiptir. İçerisinde küçük bir de havuzu vardır. Bu havuzun suyu Agoranın duvarından buraya gelmektedir. Havuz içerisindeki sekinin üzerinde, bugün Efes Müzesi’nde sergilenmekte olan Polyphemos heykel grubu bulunuyordu. Bu heykeller daha önce Agoranın ortasındaki İsis Mabedi’nin alınlığında idi. Ancak, bu alınlığın deprem sonucu yıkılması üzerine buraya konulmuştur. Heykel grubunda Odiseus’un Troia Savaşı’ndan sonra yaşadığı serüvenler ile Poseidon’un oğlu Polyphemos ile ilgili idi.


Gaius Laecanius Bassus Çeşmesi (Selçuk)

İzmir ili Selçuk ilçesi antik Ephesos kentinde, Agoranın güneyinden gelen yol ile Domitian Meydanı’ndan gelen yolun kesiştiği noktada bulunan bu çeşme kitabesinden öğrenildiğine göre, Asia Eyaleti valilerinden Gaius Laecanius Bassus tarafından MS. 75–80 yıllarında yapılmıştır.

Çeşme beyaz mermerden olup, ortasında bir avlu, üç yanında iki katlı sütunlar ve bunların önünde de iki havuzdan meydana gelmişti. Cephe görünümünün tümünü büyük bir üçgen alınlık kaplamaktadır. Zeminden avluya kadar olan yükseklik 9.00 m.yi bulmaktadır. Cephedeki sütunlar her iki katta da ikişerli olarak sıralanmıştır. Cephede 20, yanlarda da 14’er sütun bulunmaktadır. Sütunların arkasındaki nişlerde de heykellerin bulunduğu izlerden anlaşılmaktadır. Burada bulunan heykellerden Triton, Nymphe ve Musa heykelleri “Efes Müzesi Çeşme Buluntuları Salonu”nda sergilenmektedir.


Bizans Çeşmesi (Selçuk)

İzmir ili Selçuk ilçesi antik Ephesos kentinde, Hadrianus Mabedi’nin karşısındaki caddenin kenarında bulunan Oktogon isimli mezar anıtının yanında, Bizans döneminde, MS. VI. yüzyılda yapılmış bir çeşme bulunmaktadır.

Çeşme beyaz mermerden yapılmış olup, önünde bir havuz arkasında da çeşmenin asıl yapısı bulunmaktadır. Havuzun duvarları kabartma haç motifleri ile bezenmiştir.


Bizans Çeşmesi (Selçuk)

İzmir ili Selçuk ilçesi, Antik Ephesos kentinin akropolünün şehre bakan yönünde bulunan bu çeşme MS. VI. yüzyılda yapılmıştır. Bizans döneminde yapılmış olan bu çeşmeyi kimin yaptırdığı bilinmemektedir.

Çeşme beyaz mermerden üç nişli küçük bir yapıdır. Her nişin önüne haçlarla süslü birer havuz yerleştirilmiştir.


Helenistik Çeşme (Selçuk)

İzmir ili Selçuk ilçesi antik Ephesos kentinde, tiyatronun caddeye bakan sağ köşesinde bulunan bu çeşme MÖ. II. Yüzyılda yapılmış, MS. IV. Yüzyılda da çevresine eklenen sütunlarla da genişletilmiştir.

Beyaz mermerden yapılmış olan bu çeşme küçük bir yapı olup, önünde İon başlıklı iki sütun ve bunların arasında da küçük bir havuzu vardır. Havuzun suyu mermerden yapılmış arslan başından akmaktadır.


Hafsa Hatun Çeşmesi (Tire)

İzmir ili Tire ilçesinde bulunan Hafsa Hatun Çeşmesi’nin yapım tarihini ve banisini belirten bir kitabeye rastlanmamıştır. Halk arasındaki söylentiye göre Hafsa Hatun tarafından yaptırılmıştır. Yapı üslubundan XVII. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Çeşme moloz taş ve tuğlaların alternatifli olarak dizilmesinden meydana getirilmiştir. Tek cepheli dikdörtgen planlı çeşmenin önünde yuvarlak bir kemerin içerisine ayna taşı yerleştirilmiştir. Kemerin üst noktası uzatılarak sivri bir kemer şekline dönüştürülmüştür. Üstü kırma bir çatı ile örtülmüştür. Çeşmenin yalak taşı Helenistik döneme ait bir lahittir. Günümüzde kullanılmamakta olup, harap bir durumdadır.

Tire ilçesinde bu çeşme dışında XVII.-XVIII. yüzyıllara tarihlendirilen çeşmeler bulunmaktadır. Bu çeşmelerin bazılarının kitabeleri bulunmadığından kimin tarafından ve ne zaman yapıldıkları konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır. 

 

İzmir Su Fabrikası


Su Fabrikası (Konak)

İzmir ili Konak ilçesi Halkapınar Semtinde bulunan su fabrikası İzmir’in su sorununu çözmek amacı ile 1895 yılında Halkapınar içme suyunun kente getirilmesi nedeniyle yaptırılmıştır. XX. yüzyılın başlarında da elektriğin kente gelmesi ile de fabrikanın çalışması daha hızlanmıştır.

Belçika Kral II.Leopold’ın tahta çıkması ile ekonomik ve siyasi yönden yayılma siyaseti izlemiştir. Bu arada İzmir’de elektrik şirketi, tramvay, körfezde vapur işletmesi ve su fabrikası gibi yatırımlara girişmiştir. İzmir Osmanlı Su Şirketi’nin h.1310 (1892) yılında kurulması ile birlikte kentin su sorununu çözmeye yönelik adımlar atılmıştır. İzmir Osmanlı Su Şirketi ile Belçika ortaklığının kuruluşu ile şehre sağlıklı su getirilmesi sağlanmıştır.

Su fabrikasının bulunduğu yerde XIX. yüzyılın ortalarında kâğıt fabrikası bulunuyordu. Osmanlı Devletinin 1867’de kurmuş olduğu Şavk Kâğıt Fabrikası daha sonra kapanmış ve yüzyılın sonunda da buraya Su Fabrikası yapılmıştır. Fabrikanın kuruluşunun bir nedeni de Limana yakınlığının yanında Halkapınar’a yakın çevresinde Çınarlı, Mersinli, Değirmendağ gibi yerleşim alanlarının bulunmasıdır. Ayrıca ticaretin ve sanayin yoğunlaştığı bu bölgede su fabrikasının kurulması daha da önem kazanmıştır.

Su fabrikasının İzmir’de sanayi yapıları arasında kurulması ve su dağıtma düzeni ile şehri tarih boyunca salgınlardan korumuş, bunun yanı sıra sanayi verdiği paydan ötürü de önem kazanmıştır. Fabrikada mekanik araç ve düzeneklerle üretime geçilmiştir.

Fabrika taş ve tuğladan dikdörtgene yakın planlı bir yapı olup, ortasında sekizgen su toplama havuzu bulunmaktadır. Dışarıya yuvarlak kemerli dikdörtgen pencerelerle açılan ve üzeri çatı ile örtülü olan bir yapıdır. Yapı iki ayrı bölümden meydana gelmiş olup, bunlardan bir bölümü şehre su dağıtmak amacı ile kurulan pompa istasyonudur.

Su fabrikasının yakınındaki kuyu üzerinde bulunan XIX. yüzyıl üslubunda bir şadırvan-çeşme yaptırılmıştır. Çeşme XIX. yüzyıl özelliklerini yansıtmasına rağmen yer yer XVI.-XVII. Yüzyıl form ve bezemelerine de yer verilmiştir.

Yapının çevresinde Helenistik ve Geç Roma dönemlerinden kalma bazı kalıntılar bulunmaktadır. Bütün bu alan ve su fabrikası İzmir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun kararı ile koruma altına alınmıştır. 

 

İzmir Bedestenleri


Bedesten (Bergama)

İzmir ili Bergama ilçesi Şadırvan Caddesi’nde bulunan bedestenin kitabesi günümüze gelemediğinden ve kaynaklarda da yeterli bilgiye rastlanmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Yapı üslubundan XV.-XVI. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Kesme taş, moloz taş ve tuğladan yapılmış olan bedesten dikdörtgen planlıdır. İç mekân payelerle üç bölüme ayrılmıştır. Bunlarda ortadaki bölüm diğerlerinden daha geniştir. Üzeri iki sıra halinde altı tuğla kubbe ile örtülüdür. Kemer ayakları da birbirleri ile ve duvarlarla yuvarlak kemerlerle bağlanmıştır.
 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !